Davanızı tartışalım
Analiz edip önerilerde bulunacağız
Gürcistan’da alacak tahsilatı yalnızca resmi bir ödeme talebinin gönderilmesiyle değil, hangi tahsil yolunun gerçek sonuç verebileceğinin değerlendirilmesiyle başlamalıdır. İlk aşamada borçlunun mali durumu, faaliyet alanı, işletme geçmişi, sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, yazışmalar ve alacağı kanıtlayan diğer belgeler incelenmeli; ayrıca devam eden davalar, başlatılmış icra takipleri, haczedilebilir malvarlığı ve borçlunun ileri sürebileceği itirazlar değerlendirilmelidir.
Gürcistan bakımından borçlunun sicil bilgileri, yasal adresi ve fiili faaliyet adresi, tebligat için kullanılabilecek iletişim bilgileri, icra aşamasında haczedilebilecek malvarlığı ve borçlunun borçlular siciline dahil olup olmadığı özellikle önemlidir. Bu bilgiler strateji seçimini doğrudan etkiler: müzakere, Ulusal İcra Bürosu nezdinde basitleştirilmiş usul, genel mahkeme yargılaması, zorunlu icra veya borçlunun mali sıkıntı belirtileri göstermesi halinde aciz süreci.
Aynı alacağa ilişkin devam eden bir dava yoksa, talebin ileri sürülmesine açık bir engel bulunmuyorsa ve borçlu ticari faaliyetine devam ediyor veya malvarlığına sahipse, genellikle sulh yoluyla tahsil aşamasından başlanması uygundur. Ancak bu aşamada dahi, ödeme yapılmaması halinde alacaklının hızlı şekilde mahkemeye veya Ulusal İcra Bürosu nezdindeki tahsil sürecine geçip geçemeyeceği önceden değerlendirilmelidir.
Sulh aşaması, borçlu ile yapılan müzakerelere ve alacaklının hukuki pozisyonunun doğru şekilde belgelenmesine dayanır. Bu aşamada tam ödeme, kısmi ödeme, ödeme takvimi, malların iadesi, mahsup veya başka bir uzlaşma seçeneği kararlaştırılabilir; ancak böyle bir düzenlemenin yazılı olarak doğrulanması ve alacaklının sonraki tahsil sürecindeki konumunu zayıflatmaması gerekir.
Borçlu ile iletişim genellikle yazılı ödeme talebinin posta, elektronik posta, taraflarca kabul edilmiş iletişim kanalları veya yerel temsilci aracılığıyla gönderilmesinden sonra başlar. Gürcistan’da sulh yoluyla alacak tahsilatı bakımından yalnızca cevap almak değil, borcun yazılı olarak kabul edilmesi, tutarın doğrulanması, ödeme takvimi teklif edilmesi veya sonraki dava, icra ve zamanaşımı değerlendirmesinde kullanılabilecek başka bir belgenin elde edilmesi de önemlidir.
Sulh aşamasının ortalama süresi, taksitli ödeme planı kararlaştırılan durumlar hariç olmak üzere 60 güne kadardır. Borçlu iletişimden kaçınırsa, borcu reddederse, kararlaştırılan ödeme takvimine uymazsa veya müzakerelerin ödeme sonucunu doğurmayacağı anlaşılırsa, alacaklının Ulusal İcra Bürosu nezdindeki basitleştirilmiş usule veya mahkeme yoluyla alacak tahsiline geçmesi gerekir.
Mahkeme yoluna başvurmadan önce zamanaşımı süresi kontrol edilmelidir. Gürcistan’da genel zamanaşımı süresi 10 yıldır; sözleşmeden doğan alacaklar için bu süre 3 yıldır; taşınmaz mallara ilişkin sözleşmesel alacaklar için ise 6 yıldır. Kanun, tarafların bu süreleri sözleşme ile serbestçe değiştirmesine izin vermez.
Borçlunun alacağı kabul etmesi halinde zamanaşımı süresi kesilir. Bu kabul, borcun bir kısmının ödenmesi, faiz ödenmesi, teminat verilmesi veya borcun varlığını doğrulayan başka bir davranışla ortaya çıkabilir. Kesilmeden sonra zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.
Gürcistan’da Ulusal İcra Bürosu nezdinde parasal alacakların basitleştirilmiş tahsil usulü bulunmaktadır. Bu usul her uyuşmazlık için uygulanmaz. Belgelendirilmiş, muaccel hale gelmiş ve ödeme zamanı gelmiş parasal alacaklar için kullanılır. Alacaklının talebi, kendisinin henüz yerine getirmediği karşı edime bağlıysa bu usul uygulanamaz.
Süreci başlatmak için alacaklı, alacağın tahsili başvurusunu sunar ve talebi kanıtlayan belgeleri ekler. Başvuruda tarafların bilgileri, adresleri, bilinen iletişim bilgileri, başvuranın banka bilgileri, talep tutarı, delil listesi, ek masraflar ve alacaklının borçlunun malvarlığına güvence amacıyla haciz uygulanmasını isteyip istemediği belirtilmelidir.
Başvurunun kabulünden sonra Ulusal İcra Bürosu borçluya sürecin başladığına ilişkin bildirim gönderir. Borçlu, bildirimi aldığı tarihten itibaren 10 takvim günü içinde borcu ödeyebilir, alacağı tamamen veya kısmen kabul edebilir, yazılı itiraz sunabilir ya da uzlaşma önerebilir. Bu usulde borçluya bildirim kamu ilanı ile değiştirilemez; bu nedenle borçlunun doğru adresi uygulamada kritik öneme sahiptir.
Borçlu cevap vermezse, alacağı tamamen kabul ederse veya varılan uzlaşmanın şartlarını ihlal ederse, Ulusal İcra Bürosu alacağın tahsiline ilişkin karar verebilir. Borçlu itiraz sunarsa, basitleştirilmiş usul tahsil kararının verilmemesiyle sona erer; ancak alacaklı genel usule göre mahkemeye başvurma hakkını korur.
Gürcistan hukuku, olağan bir alacak davası açmadan önce genel bir zorunlu ön uzlaşma usulü öngörmemektedir. Bununla birlikte yazılı ödeme talebi, temerrüt bildirimi, ödeme önerisi ve borçlunun cevabı, alacaklının pozisyonunu, borç tutarını, ihlal tarihini ve borçlunun dava öncesindeki davranışını kanıtlamaya yardımcı olabilir.
Gürcistan’da mahkeme yoluyla alacak tahsilatı genel usulde, belirli durumlarda ise senet veya çeke dayalı talepler için özel usulde yürütülebilir.
Genel usul, yetkili mahkemeye dava dilekçesi sunulmasıyla başlar. Genel kurala göre bir hukuk davası, dava dilekçesinin mahkemeye ulaşmasından itibaren iki ay içinde incelenmelidir. Özellikle karmaşık davalarda bu süre uzatılabilir, ancak beş ayı aşamaz. Fiili süre; uyuşmazlığın karmaşıklığına, borçluya tebligat yapılmasına, delillerin kapsamına, tarafların davranışına ve olası kanun yollarına bağlıdır.
Mahkeme, duruşmayı borçluya kanunda öngörülen şekilde bildirmekle yükümlüdür. Borçlu usulüne uygun şekilde bilgilendirildiği halde geçerli bir neden olmaksızın duruşmaya katılmazsa ve davacı gıyabi karar verilmesini talep ederse, mahkeme olaylar ve hukuki dayanak alacaklının talebini desteklediği takdirde davayı kabul edebilir.
Senet veya çeke dayalı özel usul, yalnızca talebin gerçekten ilgili ödeme belgesinden doğduğu hallerde uygulanabilir. Bu usul her borç için geçerli evrensel ve hızlı bir mekanizma değildir.
Davanın tarafı, ilk derece mahkemesi kararına karşı 14 gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklarda istinaf, başvurunun konusunun değeri 2.000 Gürcistan larisini aşıyorsa kabul edilebilir. Bu değer her zaman borcun tamamına değil, tarafın değiştirilmesini istediği karar kısmına ilişkindir.
İstinaf mahkemesi kararı, tarafa tebliğinden itibaren 21 gün içinde Gürcistan Yüksek Mahkemesi nezdinde temyiz edilebilir. Temyiz başvurusu, uyuşmazlığın esasına ilişkin otomatik bir üçüncü inceleme değildir. Başvuran, örneğin önemli bir hukuki mesele, Yüksek Mahkeme uygulamasından ayrılma, maddi hukuk veya usul hukukunun esaslı ihlali ya da usul kanununda öngörülen başka bir sebep bulunduğunu göstererek başvurunun kabul edilebilirliğini gerekçelendirmelidir.
Temyiz başvurusu kabul edilirse, itiraz edilen kararın yürürlüğe girmesi ilgili kısım bakımından durur. Bir hukuk davasında kabul edilebilirlik hakkında karar verilmesi ve kararın alınması için genel süre altı aydır. Yüksek Mahkeme kararı ulusal yargı sistemi içinde kesindir.
Mahkeme kararı, kanun yoluna başvuru süresinin dolmasından veya ilgili kanun yolu aşamasının tamamlanmasından sonra yürürlüğe girer. Taraflar, uygulanacak hukuka ve uyuşmazlığın niteliğine uygun olmak kaydıyla, kararın ilk derece mahkemesi kararından sonra icra edilebileceğini sözleşmede öngörebilir.
Mahkeme kararı yürürlüğe girdikten sonra alacaklı bir icra belgesi almalı ve bunu icra dairesine sunmalıdır. İcra takibinin açılması için borç tutarının yüzde 2’si oranında devlet harcı alınır ve bu harç icranın tamamlanmasından sonra alacaklıya iade edilir. İcra belgesinin icraya sunulması için öngörülen süre 5 yıldır.
Yabancı alacaklılar, icra aşamasında borcun yalnızca ulusal para birimi olan Gürcistan larisi üzerinden tahsil edildiğini dikkate almalıdır. Bu nedenle yabancı alacaklının Gürcistan’daki bir bankada hesap açması veya icra dairesinden tahsil edilen tutarları almak üzere yerel bir temsilciye yetki vermesi gerekir. Aksi halde icra takibinin açılması reddedilecektir.
Alacaklının Gürcistan dışında verilmiş bir mahkeme kararı varsa ve borçlunun Gürcistan’daki malvarlığından tahsilat yapmak istiyorsa, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi gerekebilir. Yabancı mahkeme kararının tanınması Gürcistan Yüksek Mahkemesi tarafından incelenir. Alacaklı açısından temel riskler; uyuşmazlığın Gürcistan mahkemelerinin münhasır yetkisine girmesi, yabancı yargılamada borçluya usulüne uygun bildirim yapılmamış olması, aynı uyuşmazlık hakkında kesinleşmiş bir karar bulunması, yabancı mahkemenin Gürcistan hukuku açısından yetkili kabul edilmemesi, kararların tanınmasında karşılıklılık bulunmaması veya kararın Gürcistan hukuk düzeninin temel ilkelerine aykırı olmasıdır.
Borç, tahkim şartı içeren bir sözleşmeden doğuyorsa, alacaklının hakem kararının tanınması ve tenfizi konusunu ayrıca değerlendirmesi gerekir. Başvuran taraf, usulüne uygun onaylanmış hakem kararının aslını veya onaylı örneğini ve tahkim anlaşmasını sunmalıdır. Bu belgeler Gürcüce düzenlenmemişse, usulüne uygun onaylanmış Gürcüce çeviri eklenmelidir. Tanıma ve icra belgesinin verilmesinden sonra tahsilat Ulusal İcra Bürosu aracılığıyla yürütülür.
Uluslararası alacaklı açısından yalnızca mahkeme kararı veya hakem kararı değil, borçlunun Gürcistan’daki malvarlığının, tebligat adresinin, banka bilgilerinin, mevcut icra takiplerinin ve malvarlığına zamanında tedbir uygulanabilme ihtimalinin önceden kontrol edilmesi de uygulamada önem taşır.
Parasal alacağın tahsili için icra takibine başlanmasından itibaren 2 yıl içinde, borçlunun tahsilat yapılabilecek malvarlığı bulunmadığı için alacaklının talebi karşılanamazsa, icra belgesi veya icra edilebilir karar alacaklıya iade edilir. Bu durum borcun silindiği veya mahkeme kararının geçerliliğini kaybettiği anlamına gelmez; yalnızca bu aşamada icra organının fiilen tahsilat yapılabilecek malvarlığı tespit edemediğini gösterir.
Bu 2 yıllık süre dolmadan önce alacaklı, Ulusal İcra Bürosuna başvurarak icra takibinin 1 yıl uzatılmasını talep edebilir ve 200 Gürcistan larisi tutarındaki gerekli ödemeyi yapabilir. İcra belgesi iade edildiğinde uygulanmış icra tedbirleri kaldırılır ve kararın icrasına ilişkin süre, aynı dosya hakkında yeni icra takibi başlatılıncaya kadar durur.
Borçlu bir ticari işletme veya Gürcistan’ın aciz mevzuatının uygulandığı başka bir kuruluş ise ve mali zorluk belirtileri gösteriyorsa, alacaklı yalnızca bireysel tahsilatı değil, aciz sürecini de değerlendirmelidir. Gürcistan hukuku iki ana rejim öngörür: rehabilitasyon ve iflas. Bu rejimlerin amacı, mümkünse borçlunun faaliyetinin sürdürülmesi yoluyla, bu mümkün değilse malvarlığının satılması ve elde edilen tutarın dağıtılması yoluyla alacaklıların toplu şekilde tatmin edilmesidir.
Borçlu, vadesi gelmiş yükümlülüklerini yerine getiremiyorsa aciz halinde kabul edilir. Kanun ayrıca, borçlunun aciz hale geleceğine dair makul gerekçeler bulunduğunda beklenen aciz halini de düzenler. Başvuru bakımından borçlu, özellikle yükümlülükleri varlıklarını aşıyorsa, vadesi gelmiş yükümlülükleri likit varlıklarını en az yüzde 20 oranında aşıyorsa, borçlular siciline kayıtlıysa veya başvurudan önceki 12 ay içinde bu sicilde yer almışsa, faaliyetini durdurmuşsa, aleyhine en az 30 gün boyunca vergi borcu tahsil tedbirleri uygulanmışsa ya da alacaklıların tatminini tehlikeye düşürebilecek malvarlığı satışı başlamışsa aciz halinde varsayılabilir.
Aciz davaları Tiflis Şehir Mahkemesi ve Kutaisi Şehir Mahkemesi tarafından görülür. Doğu Gürcistan için Tiflis Şehir Mahkemesi, Batı Gürcistan için Kutaisi Şehir Mahkemesi yetkilidir. Borçlunun kayıtlı adresi Gürcistan dışında bulunuyorsa, Gürcistan’daki ana menfaat merkezi önem kazanır.
Alacaklı, iflas rejiminin açılmasındaki menfaatini gerekçelendirir ve başvuru ile ekli belgelerin borçluya tebliğ edildiğini doğrularsa aciz başvurusu yapabilir. Mahkeme yazısını aldıktan sonra alacaklı bunu borçluya posta yoluyla, mahkeme kuryesi aracılığıyla, taraflarca kararlaştırılmış başka bir yöntemle veya elektronik posta ile tebliğ etmelidir. Elektronik tebligat, borçlu tarafından elektronik olarak alındığı doğrulanırsa yapılmış sayılır.
Rehabilitasyon veya iflas rejimi açıldıktan sonra alacaklılar taleplerini öngörülen usule göre sunar. Alacaklının talebi, borçlu tarafından kabul edilen tutardan farklıysa, alacaklı talebini sürecin açılmasına ilişkin bildirimi aldıktan sonra 30 gün içinde yöneticiye veya denetçiye sunabilir. Böyle bir bildirim gönderilmeyen alacaklı, süreci öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde talebini sunabilir; ancak bu süre, Medeni Kanun uyarınca zamanaşımı süresi dolmamış olmak kaydıyla, rehabilitasyon veya iflas rejiminin açılmasına ilişkin kararın verilmesinden itibaren 1 yılı aşamaz.
Süreç kapsamında borçlunun malvarlığı kitlesini azaltan, malvarlığının devrine veya gizlenmesine yol açan, bir alacaklıya diğerlerine göre üstünlük sağlayan ya da malın piyasa değerinin altında devrine ilişkin işlemleri iptal ettirilebilir. Böyle bir işlem, aciz sürecinin başlamasından önceki 1 yıl içinde yapılmışsa iptal konusu olabilir; karşı taraf borçluyla ilişkili bir kişi ise ilgili süre 2 yıldır. Alacaklıya zarar verme amacıyla yapılan işlem ise aciz başvurusunun kabul edilebilir bulunmasından önceki 3 yıl içinde yapılmışsa iptal edilebilir. İptal talebi kabul edilirse malvarlığı borçluya döner ve iptal edilen işlemden doğan teminat kaldırılır.
Davanın koşullarına bağlı olarak stratejinin ek bir unsuru, borçlunun yöneticileri veya borçlunun kendisi bakımından cezai sorumluluk şartlarının değerlendirilmesi olabilir. Bu risk, yalnızca borcun ödenmemesinden değil, icra başladıktan veya mahkeme kararı verildikten sonra borçlunun davranışından kaynaklanır.
Özellikle Gürcistan Ceza Kanunu’nun 377. maddesi, envantere alınmış, haczedilmiş veya müsadereye tabi malvarlığına ilişkin hukuka aykırı fiillerle ilgilidir; 377¹. maddesi, borçlunun malvarlığı listesini Ulusal İcra Bürosuna veya özel icra görevlisine sunmamasıyla ilgilidir; 381. maddesi ise kesinleşmiş mahkeme kararının veya başka bir yargısal işlemin yerine getirilmemesi ya da icrasının engellenmesiyle ilgilidir. Bu nedenle ceza hukuku unsuru, medeni tahsilatın yerine geçmemeli; ancak borçlunun davranışı icrayı veya malvarlığının korunmasını engelliyorsa ek bir tepki aracı olarak değerlendirilmelidir.
Gürcistan’da alacak tahsilatı gerekiyorsa, doğru prosedürün önceden belirlenmesi önemlidir: sulh yoluyla çözüm, Ulusal İcra Bürosu nezdinde basitleştirilmiş usul, mahkeme yargılaması, yabancı kararın tanınması, icra takibi veya borçlunun aciz süreci. Şirketimiz, alacaklılara belgelerin analizinde, tahsil ihtimalinin değerlendirilmesinde, hukuki stratejinin seçilmesinde ve Gürcistan ile bağlantılı uluslararası alacak dosyalarının uygulanabilir prosedürler ve pratik riskler dikkate alınarak yürütülmesinde yardımcı olur.
Analiz edip önerilerde bulunacağız