Davanızı tartışalım
Analiz edip önerilerde bulunacağız
Macaristan’da alacak tahsilatı, borçlunun hukuki ve mali durumunun, alacağın dayanağının ve borcun fiilen tahsil edilme olasılığının değerlendirilmesiyle başlamalıdır. Bu aşamada yalnızca borçlunun ödeme gücü ve ticari faaliyeti değil, alacağın muaccel olup olmadığı, borcun sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, yazışmalar, borç ikrarı veya uzlaşma teklifleriyle desteklenip desteklenmediği ve borçlu hakkında devam eden dava, icra, iflas veya tasfiye süreçleri bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.
Macaristan’daki bir borçlu bakımından ayrıca borçlunun kayıtlı merkezi veya Macaristan’daki tebligat adresi, icraya konu olabilecek malvarlığı, alacağın tutarı ve dosyanın noterlik ödeme emrine, genel dava yoluna, Avrupa ödeme emrine veya ödeme güçlüğüyle bağlantılı işlemlere uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu ön analiz önemlidir, çünkü bazı Macaristan usulleri alacağın tutarına, talebin para alacağı niteliğine ve Macaristan’da bilinen bir tebligat adresinin bulunmasına bağlıdır.
Borçlu ticari faaliyetine devam ediyor, tespit edilebilir malvarlığına sahip bulunuyor ve icra ya da tasfiye süreçlerinin tahsilatı fiilen imkânsız hale getirdiğine dair açık bir belirti yoksa, genellikle yargı dışı aşamayla başlamak uygundur. Bu aşama, borçlunun tutumunu görmeye, ödeme veya taksit planı elde etmeye ve gönüllü ödeme gerçekleşmezse sonraki işlemler için delilleri korumaya yardımcı olur.
Yargı dışı aşama, borçluyla düzenli görüşmeler yapılmasına, borçlunun tutumunun değerlendirilmesine ve sonraki tahsilat adımları için delillerin korunmasına dayanır. Alacaklı derhal ödeme, taksitli ödeme planı, malların iadesi, borcun başka bir sorumlu kişiye devri, karşılıklı alacakların mahsup edilmesi, yerine geçen edim veya ekonomik açıdan kabul edilebilir başka bir uzlaşma yolu talep edebilir. Macaristan’da yazılı borç ikrarı, borcun taraflarca değiştirilmesi veya uzlaşma anlaşması zamanaşımı bakımından önem taşıyabileceği için, borçluyla iletişim açık bir belge izi oluşturacak şekilde yürütülmelidir.
Borçluyla temas, yazılı bildirimin posta, elektronik iletişim veya tarafların kullandığı başka güvenilir bir kanal üzerinden gönderilmesinden sonra başlayabilir. Bu aşamanın amacı, ödeme konusunda karar vermeye yetkili kişiyi belirlemek, borçlunun itirazlarını öğrenmek, ek belgeleri almak, borçlunun yalnızca ödemeyi geciktirip geciktirmediğini değerlendirmek ve uzlaşma ya da ödeme planının gerçekçi olup olmadığını tespit etmektir.
Resmî olmayan yargı dışı tahsilatın ortalama süresi 60 güne kadardır; taraflar daha uzun bir taksit veya yeniden yapılandırma planı üzerinde anlaşmışsa bu süre uzayabilir. Borçlu iş birliğini reddediyor, alacağı ciddi bir gerekçe olmadan inkâr ediyor, ödeme bildirimini görmezden geliyor veya ödeme güçlüğü belirtileri gösteriyorsa, alacaklı noterlik ödeme emri, genel dava yolu, Avrupa ödeme emri veya ödeme güçlüğüyle bağlantılı işlemler gibi uygun hukuki yola geçmelidir.
Dava yoluna başvurmadan önce alacaklı, ilgili alacak için geçerli zamanaşımı süresini kontrol etmelidir. Macaristan hukukuna göre özel bir kural yoksa genel zamanaşımı süresi beş yıldır. Zamanaşımı süresi, alacak muaccel hale geldiğinde işlemeye başlar. Taraflar zamanaşımı süresini yazılı anlaşmayla değiştirebilir, ancak zamanaşımını tamamen ortadan kaldıran anlaşma geçersizdir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, alacak kural olarak mahkeme yoluyla zorla tahsil edilemez; ancak Macaristan mahkemeleri ve makamları zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz.
Zamanaşımı süresi borçlunun borcu ikrar etmesi, tarafların borcu anlaşmayla değiştirmesi, uzlaşma anlaşması yapılması, alacağın mahkeme sürecinde ileri sürülmesi ve mahkemenin esas hakkında kesin karar vermesi veya alacağın iflas sürecinde bildirilmesiyle kesilebilir. Kesilmeden sonra zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. İcra edilebilir bir karar verildikten sonra zamanaşımı, borcun taraflarca anlaşmayla değiştirilmesi veya herhangi bir icra işlemiyle de kesilebilir.
Macaristan’da her alacak tahsilatı dosyasında zorunlu bir dava öncesi tahsilat prosedürü yürütülmesi gerekmez ve bu adımın atılmamış olması alacaklının hukuki sürece başlamasını kendiliğinden engellemez. Bununla birlikte, dava açılmadan önce taraflardan biri yetkili mahkemeden diğer tarafı uzlaşma girişimi için çağırmasını isteyebilir. Bu yol, alacaklının görüşmeleri resmîleştirmek, anlaşmayı mahkeme huzurunda onaylatmak veya dava öncesinde gönüllü çözüm arandığını göstermek istediği durumlarda yararlı olabilir.
Mahkeme, başvurunun alınmasından itibaren en geç otuz gün içinde, ortak başvuru halinde ise en geç on beş gün içinde uzlaşma girişimi için bir tarih belirler. Taraflar anlaşmaya varırsa mahkeme bu anlaşmayı kayda geçirir ve sulh anlaşmalarının onaylanmasına ilişkin kuralları uygular. Belirlenen tarihte anlaşmaya varılamazsa mahkeme süreci kapatır ve uzlaşma girişiminin sonuçsuz kaldığını tespit eder; bundan sonra alacaklı alacağını ileri sürmek için uygun hukuki yolu seçebilir.
Alacağın tutarına, borçlunun tutumuna ve uyuşmazlığın düzeyine bağlı olarak Macaristan hukuku adli tahsilat için birkaç yol öngörür: ülke içi noterlik ödeme emri, genel dava yolu, davalının usulüne uygun savunma sunmadığı hallerde genel davada mahkeme emri ve Avrupa Birliği içindeki sınır ötesi dosyalarda Avrupa ödeme emri.
Ülke içi noterlik ödeme emri, para alacaklarının tahsili için kullanılan basitleştirilmiş ve yargı dışı bir medeni usuldür. Bu usul Macaristan’daki medeni hukuk noterlerinin yetkisine girer ve noter işlemleri mahkeme işlemleriyle aynı etkiyi doğurur. Kanunla dışlanan dava türleri hariç olmak üzere, vadesi geçmiş para alacağı bu yolla ileri sürülebilir.
Vadesi geçmiş talep yalnızca para ödenmesine ilişkinse ve uyuşmazlık tutarı 3 000 000 Macar forintini aşmıyorsa, kanuni şartlar mevcut olduğu sürece alacak genellikle yalnızca ödeme emri yolu veya dava öncesi uzlaşma girişimiyle takip edilebilir. En önemli pratik şartlardan geçmiş talep yalnızca para ödenmesine ilişkinse ve uyuşmazlık tutarı 3 000 000 Macar forintini aşmıyorsa, kanuni şartlar mevcut olduğu sürece biri, her iki tarafın da Macaristan’da bilinen bir tebligat adresine sahip olmasıdır. Uyuşmazlık tutarı 30 000 000 Macar forintini aşıyorsa, para alacağı ülke içi noterlik ödeme emri usulüyle takip edilemez.
Ülke içi noterlik ödeme emri, borcun açık, muaccel ve belgelerle desteklenmiş olduğu ihtilafsız para alacaklarında özellikle önemlidir. Başvuruda hukuki ilişki, ileri sürülen hak, asıl alacak tutarı ve ek kalemler, hukuki ilişkinin başlangıç tarihi, alacağın vade tarihi ve talebin tanımlanması için gerekli bilgiler belirtilmelidir. Bu usulde delil incelemesi yapılmaz; ancak başvuru olayların kısa açıklamasını ve alacağı destekleyen delillerin gösterilmesini içerebilir.
Borçlu, ödeme emrine karşı kanuni süre içinde itiraz ederse, usulün ihtilaflı kısmı genel medeni yargılamaya aktarılır. Ödeme emrine süresinde itiraz edilmezse, ödeme emri kesin mahkeme kararıyla aynı etkiye sahip olur ve icra için dayanak oluşturabilir.
Genel dava yolunda, dava dilekçesi yargılamaya elverişliyse mahkeme dilekçeyi davalıya tebliğ eder ve davalıdan tebliğden itibaren kırk beş gün içinde yazılı savunma sunmasını ister. Davalının gerekçeli talebi üzerine mahkeme bu süreyi istisnai olarak en fazla kırk beş gün uzatabilir.
Davalı yazılı savunma veya mahsup belgesi sunmazsa ya da sunulan belge reddedilirse, mahkeme duruşma yapmadan mahkeme emri verebilir. Davalı yalnızca genel bir itiraz ileri sürer ve bu itirazda şekli veya maddi savunma bulunmazsa da mahkeme emri verilebilir. Taraflardan herhangi biri mahkeme emrine tebliğden itibaren on beş gün içinde yazılı itiraz sunabilir. Yalnızca ödemenin ertelenmesi, taksitlendirilmesi veya emrin düzeltilmesi talebi mahkeme emrine itiraz sayılmaz. Geçerli bir itiraz sunulursa mahkeme emri etkisini kaybeder ve dosya genel yargılamanın hazırlık kurallarına göre devam eder. İtiraz edilmeyen veya itirazı kesin olarak reddedilen kısım, itiraz süresinin bitiminden sonra kesinleşir.
Genel dava yolu, alacağın ihtilaflı olduğu, talep tutarının ülke içi noterlik ödeme emri sınırları dışında kaldığı, borçlunun noterlik usulü için gerekli bilinen Macaristan tebligat adresinin bulunmadığı veya dosyanın delillerin tam olarak incelenmesini gerektirdiği durumlarda uygundur. Süreç, yetkili mahkemeye dava dilekçesi sunulmasıyla başlar. Dava dilekçesi yargılamaya elverişliyse mahkeme dilekçeyi davalıya tebliğ eder, yazılı savunma ister ve dosyayı esastan incelemeye hazırlar.
İlk derece mahkemesinde dosyanın incelenmesi tek bir sabit kanuni süreye bağlı değildir. Macaristan medeni yargılaması hazırlık aşaması ve esas duruşma aşamasından oluşur. Hazırlık aşamasında taraflar uyuşmazlığın maddi ve hukuki çerçevesini belirler, beyanlarını ve delillerini sunar, mahkeme de dosyayı esas duruşmaya hazırlar. Duruşma tarihi, tebligatların ilerleyişine, delil incelemesi ihtiyacına, tarafların tutumuna ve dosyanın karmaşıklığına bağlıdır.
Davanın incelenmesinden sonra mahkeme karar verir. Genel kural olarak mahkeme, kararda belirlenen yükümlülüğün yerine getirilmesi için on beş günlük süre tanır. Tarafların hakkaniyete uygun menfaatleri veya yükümlülüğün niteliği bunu gerektiriyorsa, mahkeme daha kısa veya daha uzun bir ifa süresi belirleyebilir ya da yükümlülüğün taksitler halinde yerine getirilmesine karar verebilir.
İlk derece kararına katılmayan taraf, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz, kanun veya mahkeme kararı aksini öngörmedikçe kararın icrasını durdurur. Karşı taraf temyize cevap sunabilir ve uygun hallerde kendi kanun yoluna da başvurabilir.
İkinci derece mahkemesi, taraflardan biri duruşma istemedikçe veya dosyanın koşulları duruşma yapılmasını gerektirmedikçe temyizi duruşma yapmadan inceleyebilir. Temyiz duruşması gerekliyse, dosyanın veya duruşma talebinin ikinci derece mahkemesine ulaşmasından itibaren dört ay içinde yapılabilecek şekilde belirlenmelidir; ancak dosyanın koşulları buna engel olabilir. Tarafların duruşmaya gelmemesi tek başına temyizin incelenmesini engellemez.
İkinci derece kararının yazılmasından sonra belgeler sekiz gün içinde ilk derece mahkemesine gönderilir. İlk derece mahkemesi, belgeleri aldıktan sonra on beş gün içinde ikinci derece sürecini sona erdiren kararı taraflara bildirir.
Kural olarak, istinaf mahkemesinin kesin kararı olağan başka bir kanun yoluna tabi değildir. İstisnai hallerde Macaristan’ın en yüksek yargı mercii, hukuki sorunun önemi bunu gerektiriyorsa kesin kararın incelenmesine izin verebilir. Bu durum, içtihat birliğinin veya hukuk uygulamasının gelişiminin sağlanması, sorunun özel önemi veya toplumsal ağırlığı, Avrupa Birliği yargı merciinden karar alınması gerekliliği ya da kararın en yüksek yargı merciinin yayımlanmış kararından ayrılması gibi hallerde gündeme gelebilir. İnceleme izni talebi, kararın tebliğinden itibaren kırk beş gün içinde ilk derece mahkemesine sunulabilir.
İnceleme izni talebi esastan değerlendirilmeye elverişliyse, Macaristan’ın en yüksek yargı mercii duruşma yapmadan ve otuz gün içinde izin verilip verilmeyeceğine karar verir. Bu nedenle bu inceleme, olağan üçüncü derece yargılama değil, istisnai bir kanun yolu olarak değerlendirilmelidir.
Avrupa ödeme emri, muaccel para alacaklarına ilişkin sınır ötesi medeni ve ticari uyuşmazlıklarda kullanılabilir. Macaristan’da bu usul medeni hukuk noterlerinin yetkisine girer ve başvuru notere yapılabilir. Ülke içi Macaristan ödeme emrinden farklı olarak Avrupa ödeme emri alacağın değeriyle sınırlı değildir. Danimarka bu sisteme katılmamaktadır.
Usul, standart A formunun sunulmasıyla başlar. Başvuru Macaristan’daki medeni hukuk noterine yapılıyorsa, başvuru noter tarafından kabul edilen dilde hazırlanmalı; borçluya tebligat için borçlunun bulunduğu devletin resmî dilinde bir sürüm de gerekebilir. Deliller formda belirtilmelidir, ancak delil belgeleri kural olarak başvurunun kendisine eklenmez.
Başvurunun şekli incelemesi retle sonuçlanmazsa, noter Avrupa ödeme emrini mümkün olan en kısa sürede ve genellikle başvurudan itibaren otuz gün içinde düzenler. Emir daha sonra başvurunun bir kopyasıyla birlikte borçluya tebliğ edilir. Borçlu itiraz ederse, Macaristan yargı yetkisi mevcutsa dosya yetkili Macaristan mahkemesinde genel dava yoluna aktarılır.
Borçlu itiraz etmezse, Avrupa ödeme emri kesin ve icra edilebilir hale gelir. İcra, borçlunun icraya konu olabilecek malvarlığının bulunduğu devlette istenebilir. Danimarka dışındaki Avrupa Birliği üyesi devletlerde icra edilebilir hale gelen Avrupa ödeme emri, kural olarak ayrıca icra edilebilirlik kararı alınmadan uygulanabilir.
Her yıl 15 Temmuz’dan 20 Ağustos’a ve 24 Aralık’tan 1 Ocak’a kadar olan dönem, usuli sürelerin hesaplanması bakımından adli tatil olarak kabul edilir. Genel kural olarak bu dönem usuli sürelere dahil edilmez ve kanunda öngörülen bir istisna bulunmadıkça duruşmalar adli tatil dönemine bırakılmaz. Bir usuli sürenin adli tatil sırasında sona ermesi gerekiyorsa, sürenin bitimi adli tatilin sona ermesinden sonraki ilk güne ertelenir.
Kesin ve icra edilebilir bir karar, kesinleşmiş ödeme emri veya icra edilebilir başka bir belge alındıktan sonra, borçlu gönüllü olarak ödeme yapmazsa alacaklı zorunlu icra başlatabilir. İcra başvurusu tarafları, icra edilecek belgeyi, icra konusu alacağı ve mümkünse borçlunun malvarlığına ilişkin bilgileri içermelidir. Mahkeme veya noter icra başvurusunu inceler ve başvuru haklıysa icra emri verir.
Macaristan’da zorunlu icra esas olarak borçlunun malvarlığına bağlıdır. Başlıca icra önlemleri arasında ücret ve diğer gelirlerden kesinti yapılması, finans kuruluşlarında tutulan paraya el konulması, banka hesaplarının bloke edilmesi, taşınır malların haczi ve satışı, borçlunun üçüncü kişilerden olan alacaklarına el konulması, şirket paylarının haczi ve taşınmaz malların haczi ve satışı yer alır. Bu önlemler borçlunun ilgili malvarlığı üzerindeki tasarruf hakkını sınırlar.
Fiilî tahsilat, borçlunun Macaristan’da banka hesaplarına, üçüncü kişilerden alacaklarına, ücret gelirine, taşınır mallarına, taşınmazlarına, şirket paylarına veya başka varlıklarına sahip olup olmamasına bağlıdır. Özellikle gerçek kişiler bakımından bazı koruma ve muafiyet kuralları uygulanabilir; bazı durumlarda icra sürecinde taksitli ödeme de belirlenebilir. Bu nedenle kesin karar alınması tahsilatın yalnızca bir aşamasıdır; icraya konu varlıkların bulunması ve yeri fiilî tahsilat açısından belirleyicidir.
Zorunlu icra tahsilat sağlamazsa ve borçlu borçlarını vadesinde ödeyemiyor veya ödeyemeyeceği öngörülüyorsa, iflas veya tasfiye süreçleri önem kazanabilir. İflas süreci, borçluya geçici ödeme ertelemesi sağlanmasına ve alacaklılarla anlaşma yapılmasına yöneliktir. Tasfiye süreci ise, ödeme güçlüğündeki borçlunun hukuki halefi olmadan sona erdirildiği durumda alacaklıların kanuni sıraya göre tatmin yapılmasına yöneliktir. Tasfiye süreci ise, ödeme güçlüğündeki borçl edilmesini amaçlar.
Tasfiye alacaklılar açısından özellikle önemlidir, çünkü tasfiyenin başlamasıyla borçlunun tasfiye malvarlığı üzerindeki tasarruf hakları sınırlanır ve tasfiye memuru borçlunun temsilcisi olarak hareket eder. Tasfiyenin başlangıç tarihinden itibaren tasfiye malvarlığına ilişkin para alacakları genellikle tasfiye süreci içinde ileri sürülür ve bu malvarlığına yönelik icra takipleri sona erdirilmelidir.
Alacaklı, tasfiye kararının yayımlanmasından sonra hızlı hareket etmelidir. Alacaklılar genellikle tasfiye kararının yayımlanmasından itibaren 40 gün içinde alacaklarını tasfiye memuruna bildirmeye çağrılır. 40 günden sonra, ancak 180 gün içinde bildirilen alacaklar kaydedilebilir; fakat bu alacaklar, süresinde bildirilen alacaklar ve kanuni önceliğe sahip diğer borçlar ödendikten sonra, ancak yeterli varlık kalırsa karşılanır. 180 günlük sürenin kaçırılması hak kaybına yol açar.
Tasfiye sürecinde alacaklı, tasfiyenin başlamasından önceki üç yıl içinde ve ödeme güçlüğü tehdidi ortaya çıktıktan sonra şirketi yöneten eski yöneticilerin sorumluluğunu da ileri sürebilir. Bu sorumluluk, yöneticilerin alacaklıların menfaatlerini dikkate alarak görevlerini yerine getirmemesi, borçlunun malvarlığının azalmasına veya alacaklı taleplerinin tam olarak karşılanmasının imkânsız hale gelmesine neden olması durumunda gündeme gelebilir. Ödeme güçlüğü tehdidi, yöneticilerin şirketin yükümlülüklerini vadesinde yerine getiremeyeceğini öngördüğü veya gerekli özeni gösterseydi öngörmesi gerektiği anda ortaya çıkar.
İlgili dönemde şirketi birden fazla kişi birlikte yönetmişse, bunların sorumluluğu müteselsil olabilir. Bu mekanizma borçlunun malvarlığına karşı yürütülen icranın yerine geçmez; ancak borçlunun varlıkları yetersizse ve yöneticilerin davranışlarının alacaklıların tahsilat şansını azalttığı ileri sürülebiliyorsa önem taşıyabilir.
Macaristan’da uluslararası borç tahsilatı konusunda sorularınız varsa veya desteğe ihtiyacınız bulunuyorsa, Grandliga borçlunun durumunu değerlendirebilir, uygun tahsilat yolunu belirleyebilir ve görüşmeler, dava süreci, ödeme emri usulleri, icra veya ödeme güçlüğüyle bağlantılı işlemler konusunda yardımcı olabilir. Macaristan’daki bir borçludan alacağın tahsili hakkında ön değerlendirme ve pratik öneriler almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Analiz edip önerilerde bulunacağız