Main img Belçika’da alacak tahsilatı

Belçika’da alacak tahsilatı

Belçika’da alacak tahsilatı süreci, alacağın hukuki dayanağının, borçlunun ödeme gücünün ve tahsilat için kullanılabilecek yolların incelenmesiyle başlar. Bu aşamada sözleşme, fatura, sipariş, teslim belgesi, yazışmalar, borç ikrarı, teminatlar, ödeme vadeleri ve alacağın muaccel hale geldiği tarih birlikte değerlendirilmelidir.

Borçlu şirketin Belçika’daki kayıt durumu, fiili faaliyeti, merkezi, ödeme gücü, hakkında devam eden davalar, daha önce başlatılmış icra işlemleri, malvarlığına ilişkin bilgiler ve ödeme güçlüğü belirtileri ayrıca kontrol edilmelidir. Bu analiz, alacağın gerçekten tahsil edilebilir olup olmadığını ve hangi yolun daha uygun olduğunu belirler.

Borçlu hakkında açılmış bir iflas işlemi, ciddi bir borç itirazı veya açık bir malvarlığı yetersizliği bulunmuyorsa, ilk aşamada belgeli ve kontrollü bir mahkeme dışı tahsilat stratejisi uygulanabilir. Ancak borçlunun alacağı esaslı şekilde reddetmesi, malvarlığını azaltması veya ödeme güçlüğü belirtileri göstermesi halinde, genel dava yolu, basitleştirilmiş takip veya icra stratejisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Mahkeme dışı alacak tahsilatı, borçluya yazılı hatırlatma gönderilmesi, ödeme ihtarı yapılması, görüşmeler yürütülmesi ve ekonomik olarak uygun ise ödeme planı ya da uzlaşma önerilmesiyle başlar. Görüşmeler; borcun tamamen ödenmesi, taksitlendirme, malların iadesi, mahsup, ek teminat verilmesi veya tarafların kabul edebileceği başka bir çözüm üzerinde yoğunlaşabilir.

Borçlu ile iletişim hukuken kontrollü yürütülmelidir. Borç bir tüketici borcu niteliğindeyse, Belçika Ekonomik Hukuk Kanunu’nun tüketici borçlarına ilişkin kuralları uygulanır. Bu durumda ödeme ihtarında gerekli bilgiler yer almalı, borçluya kanuni süre tanınmalı ve borçlu gerekçeli şekilde itiraz ederse tahsilat baskısı artırılmamalıdır. Ticari alacaklarda da yazışmalar dikkatli yapılmalı, borcun dayanağı, talep edilen tutar ve ödeme süresi açıkça gösterilmelidir.

Yargı dışı tahsilatın ortalama süresi 60 güne kadardır, ancak bu süre kesin bir sonuç vaadi değildir. Sürecin devamı; borçlunun cevabına, alacağın belgelenme gücüne, ödeme gücüne, borcun tartışmalı olup olmadığına ve taraflar arasında ödeme planı yapılıp yapılmadığına bağlıdır.

Dava öncesi aşamada icra görevlisi de sürece dahil edilebilir. İcra görevlisi borçluya ödeme çağrısı gönderebilir, talebin belgelerini iletebilir ve uygun durumda borcun ödenmesi için resmi bir yol açabilir. Borçlu ödeme yapmaz, kabul edilebilir bir plan sunmaz veya borca gerekçeli şekilde itiraz ederse, alacaklı basitleştirilmiş takip, genel dava yolu veya mevcut bir icra edilebilir belgeye dayalı icra seçeneğini değerlendirmelidir.

İşletmeler arasındaki itiraz edilmeyen para alacakları için Belçika hukukunda ayrı bir itiraz edilmeyen para alacaklarının tahsili usulü vardır. Bu usulde avukat, alacağın itiraz edilmemiş olup olmadığını ve usul şartlarını değerlendirir, ardından dosyayı icra görevlisine iletir. İcra görevlisi borçluya ödeme çağrısı ve belgeleri tebliğ eder. Borçlunun ödeme yapması, borca gerekçeli şekilde itiraz etmesi veya ödeme kolaylığı istemesi için bir ayı vardır. Bu sürede ödeme, kabul edilen plan veya gerekçeli itiraz yoksa, icra görevlisi sekiz gün daha bekledikten sonra itiraz yokluğu tutanağı düzenleyebilir. Bu tutanak daha sonra icra edilebilir hale getirilebilir. Bu usulde faiz ve cezai şartlar ana alacağın yüzde 10’u ile sınırlıdır.

Dava açmadan önce alacak için geçerli zamanaşımı süresi kontrol edilmelidir. Belçika hukukunda birçok kişisel ve sözleşmesel alacak bakımından genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak bu süre her türlü alacak için otomatik olarak uygulanmaz. Alacağın niteliğine, sözleşmeye, tarafların sıfatına veya özel kanuni düzenlemeye göre farklı süreler gündeme gelebilir. Zamanaşımının sonuçları mahkeme tarafından genellikle davalının bunu ileri sürmesi halinde dikkate alınır.

Zamanaşımı süresi, borçlunun borcu kabul etmesi, dava açılması, ödeme emri niteliğinde bir işlem yapılması veya haciz uygulanması gibi hallerde kesilebilir. Belirli şartlarda mahkeme dışı ödeme ihtarı da zamanaşımını kesebilir. Bunun için bildirimin yetkili kişi tarafından gönderilmesi, teslim alındı belgesiyle taahhütlü posta kullanılması, borçlunun Belçika’da yerleşim yeri, ikametgahı veya merkezi bulunması ve bildirimin alacak ile kesilme etkisine ilişkin gerekli bilgileri içermesi gerekir.

Bu şekilde yapılan ödeme ihtarıyla zamanaşımının kesilmesi yalnızca bir kez kullanılabilir; diğer kesilme yolları bundan etkilenmez. Kesilmeden sonra zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Bu kural, mahkeme kararının icrası için geçerli süreden ayrı değerlendirilmelidir. Alacaklı icra edilebilir bir mahkeme kararına sahipse, bu kararın icrası bakımından genel süre kural olarak 10 yıldır.

Belçika hukukunda alacakların yargı yoluyla tahsili, genel dava yolu, şartları varsa basitleştirilmiş ödeme emri yolu ve işletmeler arasındaki itiraz edilmeyen para alacaklarına özgü ayrı tahsil usulü üzerinden yürütülebilir.

Genel dava yolu çoğunlukla borçlunun yetkili mahkemeye çağrılması için tebligat yapılmasıyla başlar. Davalının yerleşim yeri veya ikametgahı Belçika’da ise esasa ilişkin olağan çağrı süresi 8 gündür. Davalının Belçika’da yerleşim yeri, ikametgahı veya seçilmiş adresi yoksa bu süre davalının bulunduğu yere göre uzar: komşu ülkeler ve Birleşik Krallık için 15 gün, Avrupa’daki diğer ülkeler için 30 gün, dünyanın diğer bölgeleri için 80 gün uygulanabilir.

Tebligattan sonra dava genel listeye kaydedilir. Davacı ve davalı, belgelerini, dilekçelerini ve açıklamalarını mahkemenin belirlediği usule göre sunar. Belgeler mahkeme dosyasına alınır ve taraflar dosyada yer alan belgeleri inceleyebilir.

Dosya hazır olduğunda uyuşmazlık duruşmada incelenebilir, şartları varsa kısa tartışma usulüne göre ele alınabilir veya taraflar ya da vekilleri kabul ederse yazılı usulle yürütülebilir. Hakim ayrıca uyuşmazlığın çözümü için önemli gördüğü hukuki ve fiili noktaları netleştirmek amacıyla taraflarla etkileşimli bir tartışma yapılmasını önerebilir.

Yargılama sonunda mahkeme karar verir. Davalı, davanın görüleceği veya ertelendiği duruşmaya gelmezse, davacı gıyabi karar verilmesini isteyebilir. Bu durumda hakim, talebin kabul edilebilir, yeterli delille desteklenmiş ve kamu düzenine aykırı olmaması şartıyla alacaklının taleplerini kabul edebilir.

İlk derece kararına karşı kanunda öngörülen süre içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bu süre birçok durumda kararın usulüne uygun şekilde tebliğinden veya bildirilmesinden itibaren bir aydır. İstinaf süresi ve istinaf başvurusu, kararın icrasını etkileyebilir; ancak kararın geçici olarak icra edilebilir olması veya özel bir kural bulunması halinde sonuç farklı olabilir.

İstinaf derecesinde verilen karara karşı genel olarak kararın tebliğinden veya bildirilmesinden itibaren 3 ay içinde temyiz başvurusu yapılabilir. Bu başvuru davanın maddi olaylarını yeniden inceleyen üçüncü bir yargılama derecesi değildir. En yüksek yargı merciinin incelemesi esas olarak kararın hukuka uygunluğu, kanunun doğru uygulanıp uygulanmadığı ve önemli usul kurallarına uyulup uyulmadığı ile sınırlıdır. Temyiz başvurusu kural olarak kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.

En yüksek yargı mercii başvuruyu reddederse, itiraz edilen karar geçerliliğini korur. Karar bozulursa, dosya bozma kararının kapsamı içinde yeniden incelenmek üzere aynı derecede başka bir mahkemeye veya farklı oluşumdaki bir mahkemeye gönderilebilir.

Basitleştirilmiş ödeme emri usulü, 1.860 avroyu aşmayan belirli para alacakları için kullanılabilir. Bu usul isteğe bağlıdır ve yalnızca borçlunun Belçika’da yerleşim yeri veya ikametgahı bulunuyorsa uygulanabilir. Bu yol, işletmeler arasındaki itiraz edilmeyen para alacaklarına ilişkin ayrı tahsil usulüyle karıştırılmamalıdır.

Mahkemeye başvurmadan önce alacaklı, borçluya ödeme çağrısı göndermelidir. Bu çağrı icra görevlisi aracılığıyla tebliğ edilebilir veya teslim alındı belgesiyle taahhütlü mektup olarak gönderilebilir. Çağrıda 15 gün içinde ödeme yapılması gerektiği, talep edilen tutar, başvurulacak mahkeme ve kanunda öngörülen diğer bilgiler yer almalıdır.

Borçlu süresi içinde ödeme yapmazsa, alacaklı 15 günlük sürenin bitiminden sonra 15 gün içinde mahkemeye başvurabilir. Başvuru iki nüsha halinde verilir, talebin konusu, alacağın unsurları, dayanağı, yetkili mahkeme ve belgeler gösterilir. Başvurunun avukat tarafından imzalanması gerekir.

Hakim başvuruyu dosya üzerinden inceler ve 15 gün içinde talebi tamamen veya kısmen kabul edebilir, borçluya ödeme kolaylığı tanıyabilir ya da başvuruyu reddedebilir. Başvuru kabul edilirse verilen karar gıyabi karar hükmünde olur. Borçlu bu karara karşı itiraz veya istinaf yoluna başvurabilir. Başvuru reddedilirse alacaklı genel dava yoluyla alacağını talep etmeye devam edebilir.

Alacaklı mahkeme kararı veya başka bir icra edilebilir belge elde ettikten sonra borçlu gönüllü ödeme yapmazsa icra takibi başlatılabilir. Belçika’da mahkeme kararlarının icrası icra görevlisi aracılığıyla yürütülür. İcra edilebilir belge mahkeme kararı ise, karar önce borçluya tebliğ edilir. Ardından icra görevlisi ödeme emri niteliğinde son bir çağrı gönderir. Bu çağrı, borçluya hacizden önce ödeme yapma imkanı tanıyan ilk icra işlemidir.

Ödeme çağrısından sonra bazı haciz işlemleri için bekleme süreleri uygulanır. Taşınır malların haczi bakımından en az bir gün, taşınmaz malların haczi bakımından ise 15 gün beklenmesi gerekir. İcra, borçlunun banka hesaplarına, üçüncü kişilerdeki alacaklarına, taşınır mallarına, taşınmazlarına, menkul kıymetlerine, şirket paylarına veya diğer malvarlığı haklarına yöneltilebilir. Üçüncü kişi nezdinde haciz, borçlunun bir bankadan veya ticari partnerden alacağı para üzerinde uygulanabilir.

Borçlunun tüm malvarlığı aynı şekilde haczedilemez. Belçika hukukunda bazı gelirler, sosyal yardımlar, emekli aylıkları ve makul yaşam koşulları için gerekli bazı mallar bakımından haciz sınırlamaları vardır. Bu nedenle icra yöntemi seçilirken malvarlığının niteliği, icra masrafları, diğer alacaklıların sırası ve fiili tahsilat ihtimali birlikte değerlendirilmelidir.

Borçlunun malvarlığını kaçırma veya azaltma riski varsa, şartları oluştuğunda ihtiyati haciz de değerlendirilebilir. Bu önlem, alacaklının ilerideki icra imkanını korumayı amaçlar. Genellikle alacağın belirli, muaccel ve yeterli şekilde belgelenmiş olması ile borçlunun ödeme gücüne ilişkin acil bir riskin bulunması gerekir.

Sınır aşan dosyalarda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve icrası, kararın verildiği ülkeye göre değerlendirilir. Avrupa Birliği üyesi başka bir devlette medeni ve ticari konuda verilen bir karar, o devlette icra edilebilir ise, Belçika’da ayrıca icra edilebilirlik kararı alınmadan icra edilebilir. Alacaklının kararın uygun bir örneğine ve Avrupa Birliği düzenlemesinde öngörülen belgeye sahip olması gerekir. Bu belge ve karar, ilk icra işleminden önce borçluya bildirilir veya tebliğ edilir. Bundan sonra Belçika’daki fiili icra işlemleri Belçika icra kurallarına göre yürütülür.

Borçluda iflas veya ödeme güçlüğü belirtileri varsa, alacaklı bireysel tahsilat stratejisini yeniden değerlendirmelidir. Belçika’da işletmelerin iflası Ekonomik Hukuk Kanunu’nun yirminci kitabı kapsamında düzenlenir. Bir işletme sürekli şekilde ödemelerini durdurmuşsa ve kredi itibarı sarsılmışsa iflas kararı verilebilir. İflas, borçlunun kendi bildirimiyle açılabileceği gibi, alacaklının talebi veya yetkili makamın girişimiyle de gündeme gelebilir.

İflas açıldığında bireysel takipler önemli ölçüde sınırlanır. Mahkeme bir iflas görevlisi atar. Bu görevli borçlunun malvarlığını yönetir, alacakları inceler, varlıkları paraya çevirir ve elde edilen tutarı alacaklıların sırasına göre dağıtır. Alacaklı açısından temel konu artık yalnızca borçluya karşı bireysel karar almak değil, alacağı doğru şekilde bildirmek, belgelerle ispatlamak ve toplu takip sürecini izlemektir.

Alacak bildirimi, merkezi elektronik ödeme güçlüğü sicili üzerinden ve iflas kararında belirtilen süre içinde yapılmalıdır. Alacaklı, alacağın dayanağını gösteren belgeleri eklemeli; kimlik bilgilerini, alacağın sebebini, tutarını, varsa imtiyaz, ipotek, rehin veya diğer teminat haklarını açıkça göstermelidir.

Alacak tartışmalıysa, iflas süreci içinde incelenir. İflas görevlisi alacağı kabul edebilir, reddedebilir veya incelemeyi saklı tutabilir. Uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir. Bu nedenle alacaklı sözleşmeleri, faturaları, yazışmaları, teslim belgelerini, ödeme kabul beyanlarını, teminatları ve alacağın tutarını ya da sırasını kanıtlayan tüm belgeleri saklamalıdır.

Bazı durumlarda borçlunun iflasın açılmasından önce yaptığı işlemlere itiraz edilerek iflas masasının artırılması sağlanabilir. Özellikle taşınır veya taşınmaz malların karşılıksız devri ya da borçlunun verdiği değerin aldığı karşılığa göre açıkça daha yüksek olduğu işlemler bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu tür işlemlerin iptali, alacaklılara dağıtılabilecek malvarlığını artırabilir; ancak ödeme ihtimali yine alacaklıların sırasına, mevcut varlıklara ve gerçekten geri kazanılabilen değerlere bağlıdır.

Belçika’da ödenmemiş bir alacakla veya Belçika’da uluslararası alacak tahsilatı dosyasıyla karşı karşıyaysanız, belgelerin, borçlunun ödeme gücünün, zamanaşımı süresinin, uygun takip yolunun, icra imkanlarının ve olası iflas riskinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Doğru strateji; görüşme, ödeme ihtarı, işletmeler arasındaki itiraz edilmeyen para alacaklarının tahsili, basitleştirilmiş ödeme emri, genel dava yolu, icra takibi veya iflas sürecinde alacak bildirimi seçenekleri arasından dosyaya en uygun yolu seçmeye yardımcı olur.

26.07.2024
448