Main img Fransa’da alacak tahsilatı

Fransa’da alacak tahsilatı

Fransa’da alacak tahsilatı, borçlunun hukuki ve mali durumunun, borcun niteliğinin ve alacaklının elindeki delillerin incelenmesiyle başlar. Bu aşamada sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, yazışmalar, borç ikrarları, teminatlar, daha önce alınmış kararlar, borçlunun kayıt bilgileri, faaliyet durumu, resmi ticaret ilanları ve hakkında açılmış olabilecek toplu ödeme güçlüğü işlemleri kontrol edilmelidir.

Bu analiz, dosya için doğru tahsilat yolunun seçilmesini sağlar. Borcun açıkça belgelenmiş, muaccel ve ciddi şekilde itiraz edilmemiş olması halinde mahkeme dışı tahsilat yolu, ödeme ihtarı, basitleştirilmiş takip veya ödeme emri gündeme gelebilir. Borçlunun itirazı güçlü ise, deliller yetersizse veya borçlu malvarlığını azaltmaya başlamışsa, genel dava yolu ya da doğrudan icra stratejisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Mahkeme dışı tahsilat aşaması, borçluya yazılı ödeme ihtarı gönderilmesiyle başlar. Bu yazıda alacaklının kimliği, tahsilatı yürüten kişinin bilgileri, borcun dayanağı, talep edilen tutar, ödeme süresi ve ödeme şekli açıkça belirtilmelidir. Fransa hukukunda para borcunun ödenmesine yönelik ihtar, alacaklının ayrıca zararını ispatlamasına gerek olmadan yasal faiz işlemeye başlaması açısından önem taşır.

Görüşmeler; borcun tamamen ödenmesi, taksitlendirme, malların iadesi, mahsup, uzlaşma veya ek teminat verilmesi üzerinde yürütülebilir. Borçlu borcu açıkça kabul ederse, bu kabul zamanaşımı süresi bakımından da önemli sonuç doğurabilir. Bu nedenle borçludan gelen yazılı cevaplar, ödeme vaatleri ve kısmi ödemeler dosyada dikkatle saklanmalıdır.

Ticari alacaklarda, sözleşmede ve kanunda öngörülen gecikme faizi ayrıca kontrol edilmelidir. Fransa’da profesyoneller arasındaki ticari borçlarda gecikme faizi kural olarak ayrıca hatırlatma yapılmasına gerek olmadan doğar. Gecikmiş ödeme nedeniyle tahsilat giderleri için 40 avro tutarında sabit tazminat da talep edilebilir; fiili tahsilat giderleri bu tutarı aşıyorsa ek tazminat talebi ayrıca değerlendirilebilir.

Borçlu cevap vermez, borcu dayanak göstermeden reddeder veya kabul edilen ödeme planına uymazsa, alacaklı dosyanın niteliğine göre basitleştirilmiş takip, ödeme emri, genel dava yolu veya icra aşamasına geçebilir. Seçilecek yol; borcun tutarına, borçlunun tacir olup olmadığına, borcun tartışmalı olup olmadığına, delillerin gücüne ve yetkili mahkemeye göre belirlenmelidir.

Dava açmadan önce alacak için geçerli zamanaşımı süresi kontrol edilmelidir. Fransa hukukunda kişisel ve taşınır nitelikteki talepler kural olarak beş yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, hak sahibinin hakkını kullanmasına imkân veren olguları bildiği veya bilmesi gerektiği günden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle fatura, sözleşme veya hizmet borçlarında yalnızca borcun varlığı değil, borcun ne zaman muaccel hale geldiği de incelenmelidir.

Borçlunun borcu kabul etmesi zamanaşımını keser ve kesilmeden sonra süre yeniden işlemeye başlar. Taraflar zamanaşımı süresini sözleşmeyle değiştirebilir; ancak bu süre bir yıldan az olamaz ve on yıldan fazla uzatılamaz. Taraflar ayrıca kanunda öngörülen durma veya kesilme sebeplerine ek sebepler belirleyebilir.

Fransa hukukunda alacak tahsilatı için birkaç yargısal yol bulunmaktadır: genel dava yolu, ödeme emri, küçük alacakların basitleştirilmiş tahsili ve 2026 yılından itibaren tacirler arasındaki tartışmasız ticari alacakların basitleştirilmiş tahsili. Doğru yol; borcun tutarına, borcun tartışmalı olup olmadığına, tarafların sıfatına ve yetkili mahkemeye göre seçilmelidir.

Genel dava yolu kural olarak yetkili mahkemeye dava dilekçesi ve tebligat süreciyle başlatılır. Talep tutarı olağan sözlü yargılama kapsamında 5.000 avroyu aşmıyorsa, dava basitleştirilmiş başvuru ile de açılabilir. Ayrıca belirli para alacaklarında, talep 5.000 avroyu aşmıyorsa, mahkemeye başvurmadan önce uzlaştırma, arabuluculuk veya katılımcı usul yoluyla dostane çözüm girişimi yapılması gerekebilir.

Küçük alacakların basitleştirilmiş tahsili, sözleşmeden veya kanuni bir yükümlülükten doğan belirli alacaklar için yetkili icra görevlisi aracılığıyla yürütülebilir. Ancak 25 Nisan 2026’dan itibaren tacirler arasında faturaya bağlanmış alacaklar bu küçük alacak yolundan ayrılmıştır. Bu tür alacaklar, belirli, likit ve muaccel olmaları halinde tartışmasız ticari alacaklara özgü ayrı bir basitleştirilmiş tahsil yoluna konu olabilir.

Adli mahkeme veya ticaret mahkemesi önündeki dosyalarda avukatla temsil zorunluluğu, mahkemenin türüne, talep tutarına ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. Adli mahkemede 10.000 avroyu aşan taleplerde avukatla temsil kural olarak zorunludur; ancak kanunda öngörülen istisnalar ayrıca dikkate alınmalıdır.

Genel dava yolunda mahkeme, tarafların iddialarını, savunmalarını, delillerini ve karşı tarafın beyanlarına verdikleri cevapları düzenli şekilde sunabilmeleri için dosyanın hazırlanmasını sağlar. Dosya hemen hüküm verilmeye hazır değilse, dava hazırlık aşamasında görevli hâkim tarafından takip edilebilir. Bu hâkim, dilekçelerin ve delillerin değişimi için süreleri belirler, usulün düzenli ilerlemesini sağlar ve dosyayı karar duruşmasına hazırlar.

Dosya hazır hale geldiğinde hazırlık aşaması kapatılır ve uyuşmazlık karar duruşmasına gönderilir. Mahkeme, alacaklının taleplerini, borçlunun itirazlarını, sunulan delilleri, faiz ve cezai şart taleplerini değerlendirir. Karar, borçlunun ana borcu, faizleri, bazı yargılama giderlerini ve sözleşme ya da kanundan doğan ek tutarları ödemesine hükmedebilir.

Karar duruşmasından sonra mahkeme, alacaklı lehine ödeme hükmü verebilir. Ancak kanun yolu süreleri yalnızca kararın açıklandığı tarihe göre değerlendirilmez. Kural olarak kanun yoluna başvuru süresi, kararın taraflara bildirilmesi veya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar.

İlk derece mahkemesi kararına karşı, kanunda öngörülen süre içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Çekişmeli davalarda bu süre çoğu durumda bir aydır. Bununla birlikte istinaf başvurusu, kararın icrasını her zaman otomatik olarak durdurmaz. Fransa’da ilk derece kararları kural olarak geçici olarak icra edilebilir niteliktedir; kanun veya mahkeme kararı farklı bir sonuç öngörmüşse durum değişebilir. İstinaf aşamasında icranın durdurulması, ancak usul kurallarında öngörülen şartlar altında talep edilebilir.

İstinaf mahkemesi kararına karşı, kanunda aksi öngörülmedikçe iki ay içinde en yüksek yargı merciine başvuru yapılabilir. Bu aşama davanın maddi olaylarını yeniden inceleyen üçüncü bir derece değildir; esas olarak hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı denetlenir.

Ödeme emri yolu, alacağın sözleşmeden veya kanuni bir yükümlülükten doğduğu ve belirli bir para tutarına ilişkin olduğu durumlarda kullanılabilir. Alacaklı, borcun varlığını, tutarını ve muaccel olduğunu gösteren belgeleri mahkemeye sunar. Talepte, borçlunun itiraz etmesi halinde dosyanın alacaklının yetkili gördüğü mahkemeye gönderilmesi de istenebilir.

Hâkim talebi reddederse alacaklı genel dava yoluna başvurabilir. Talep tamamen veya kısmen haklı görülürse hâkim ödeme emri verir. Bu karar, alacaklının girişimiyle yetkili icra görevlisi aracılığıyla borçluya tebliğ edilmelidir.

2026 yılında yürürlüğe giren düzenleme sonrasında ödeme emri, verildiği tarihten itibaren üç ay içinde borçluya tebliğ edilmezse hükümsüz hale gelir. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde itiraz edebilir. Tebliğ doğrudan borçlunun şahsına yapılmamışsa, itiraz hakkının kullanılabileceği süre bakımından kanunda özel kurallar uygulanır.

Süresinde itiraz edilirse dosya yetkili mahkeme tarafından genel usule göre incelenir. İtiraz edilmez ve ilgili süreler dolarsa, ödeme emri icra edilebilir bir karar niteliği kazanabilir ve alacaklı zorla icra yollarına başvurabilir.

Alacaklı, likit ve muaccel bir alacağı tespit eden icra edilebilir bir belgeye sahip olduğunda, borçlunun malvarlığı üzerinde zorla icra yollarına başvurabilir. Bu işlemler Fransa’da yetkili icra görevlisi aracılığıyla yürütülür. İcra edilebilir belgelerin icrası kural olarak on yıl içinde takip edilebilir; ancak belgede yer alan alacak daha uzun bir zamanaşımı süresine tabi ise bu durum ayrıca dikkate alınır.

İcra aşamasında banka hesaplarına haciz, taşınır malların haczi ve satışı, taşınmazların haczi, şirket payları veya menkul kıymetler üzerindeki hakların haczi, üçüncü kişilerde bulunan para veya mallara yönelik haciz gibi yöntemler kullanılabilir. Hangi yöntemin seçileceği, borçlunun tespit edilen malvarlığına, haciz masraflarına, diğer alacaklıların sırasına ve borçlunun gerçek ödeme gücüne bağlıdır.

Alacaklı daha önce yabancı bir ülkede mahkeme kararı almışsa, Fransa’daki strateji kararın hangi ülkede verildiğine göre belirlenir. Avrupa Birliği üyesi bir devlette verilen medeni ve ticari nitelikteki kararlar, Avrupa Birliği kuralları kapsamında diğer üye devletlerde daha kolay tanınabilir ve icra edilebilir. Avrupa Birliği dışındaki bir ülkede verilen kararlar için ise Fransa’da icraya geçilmeden önce kural olarak yetkili mahkemeden tanıma ve icra edilebilirlik kararı alınması gerekir.

Borçlu ödemelerini durdurmuşsa ve mevcut malvarlığıyla borçlarını karşılayamıyorsa, alacaklı borçlu hakkında iyileştirme veya tasfiye işlemi açılıp açılmadığını kontrol etmelidir. İyileştirme işlemi, borçlunun faaliyetinin devamını, istihdamın korunmasını ve borçların belirli bir plan dahilinde ödenmesini amaçlar. Bu durumda bireysel takipler önemli ölçüde sınırlanır ve alacaklı toplu takip kurallarına göre hareket etmelidir.

Tasfiye işlemi, borçlu ödemelerini durdurmuşsa ve faaliyetinin iyileştirilmesi açıkça mümkün değilse uygulanır. Bu süreçte borçlunun faaliyeti sona erdirilebilir veya malvarlığı tamamen ya da ayrı ayrı paraya çevrilebilir. Alacaklı açısından temel konu, alacağın süresinde bildirilmesi, alacağın sırasının belirlenmesi ve işlemi yürüten görevlilerin adımlarının takip edilmesidir.

Alacak kesinleşmemiş olsa bile bildirilmelidir; bu durumda tutar makul bir değerlendirme üzerinden gösterilir. Uygulamada alacaklı, toplu işlem kararının resmi ticaret ilanları bülteninde yayımlanmasını takip etmeli ve bildirim süresini kaçırmamalıdır. Kural olarak bildirim süresi iki aydır. Alacaklı Fransa ana karasında bulunmuyorsa ve işlem Fransa ana karasındaki bir mahkeme tarafından açılmışsa, bu süre dört aya çıkar.

Toplu ödeme güçlüğü işlemlerinde, ödemelerin durduğu tarihten sonra yapılan bazı işlemler iptal edilebilir. Özellikle karşılıksız malvarlığı devirleri, borçlunun yükümlülüklerinin karşı tarafın yükümlülüklerine göre açıkça ağır bastığı sözleşmeler, vadesi gelmemiş borçların ödenmesi veya alacaklılar arasında eşitliği bozan işlemler bu kapsamda değerlendirilebilir.

İptal talebi, kanunda yetkilendirilen işlem görevlileri veya savcılık tarafından ileri sürülebilir. Amaç, borçlunun malvarlığını yeniden oluşturmak ve toplu işlem açılmadan önce bazı alacaklıların veya sözleşme taraflarının haksız şekilde avantaj elde etmesini önlemektir.

Bir tüzel kişinin tasfiyesi sırasında varlıkların borçları karşılamaya yetmediği ortaya çıkarsa, mahkeme yönetim kusuru bulunan hukuki veya fiili yöneticilerin bu eksikliğin tamamından ya da bir kısmından sorumlu tutulmasına karar verebilir. Bu sorumluluk, yöneticileri otomatik olarak şirketin tüm borçlarından kişisel olarak sorumlu hale getirmez; yönetim kusuru, bu kusurun varlık eksikliğine katkısı ve mahkeme kararı gerekir.

Bireysel girişimci bakımından Fransa hukukunda kişisel malvarlığı ile mesleki malvarlığı kural olarak ayrılmıştır. Bu ayrım, mesleki alacaklıların kural olarak yalnızca mesleki malvarlığına başvurabilmesi sonucunu doğurur. Ancak bu koruma mutlak değildir; özellikle tasfiye sürecinde kusurlu yönetim veya kanunda öngörülen başka bir sorumluluk sebebi varsa, girişimcinin durumu ayrıca değerlendirilir.

Bu mekanizmalar, borcun doğrudan şirket veya girişimci tarafından ödenemediği durumlarda tahsilat ihtimalini artırabilir. Ancak bunun için toplu ödeme güçlüğü işleminin varlığı, alacağın süresinde bildirilmesi, alacağın sırası, mevcut malvarlığı ve sorumluluğun genişletilmesini haklı gösterecek hukuki dayanak birlikte incelenmelidir.

Fransa’da ödenmemiş bir alacakla veya Fransız borçluyu içeren uluslararası tahsilat dosyasıyla karşı karşıyaysanız, belgelerin, borçlunun ödeme gücünün, zamanaşımı süresinin, yetkili mahkemenin ve icra imkanlarının hızlı şekilde analiz edilmesi önemlidir. Doğru strateji; ödeme ihtarı, mahkeme dışı görüşme, basitleştirilmiş takip, ödeme emri, genel dava yolu veya zorla icra seçenekleri arasından dosyaya en uygun yolun seçilmesine yardımcı olur.

26.07.2024
471