Davanızı tartışalım
Analiz edip önerilerde bulunacağız
Kıbrıs’ta alacak tahsilatı süreci, borçlunun hukuki ve mali durumunun, alacağın dayanağının ve alacaklının fiilen yöneltebileceği malvarlığının değerlendirilmesiyle başlar. Bu aşamada borçlunun gerçek kişi mi yoksa şirket mi olduğu, kayıtlı adresi, ticari faaliyeti, devam eden mahkeme davaları, mevcut icra işlemleri, banka hesapları, şirket payları, araçları, taşınmazları ve borcu kanıtlayan belgelerin yeterliliği incelenmelidir. Borçlu, belgeler veya malvarlığı adanın kuzey kısmıyla bağlantılıysa, tahsilat stratejisi Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümetinin etkin kontrol uygulamadığı bölgelerde Avrupa Birliği hukukunun askıda olduğunu da dikkate almalıdır.
Bu ön değerlendirme, dosyanın yazılı ödeme talebi ve görüşmelerle mi başlaması gerektiğini, doğrudan mahkemeye mi taşınacağını, çekişmesiz sınır aşan alacak için Avrupa ödeme emrinin kullanılıp kullanılamayacağını veya icra, gerçek kişinin iflası ya da şirketin tasfiyesi üzerine mi yoğunlaşılması gerektiğini belirler. Borçlu ticari faaliyetine devam ediyorsa, uzlaşmayı engelleyen ciddi bir uyuşmazlık yoksa ve alacaklı borcu kanıtlayan açık belgelere sahipse, mahkeme sürecinden önce dostane tahsilat aşaması faydalı olabilir.
Dostane aşama, borçluya gönderilen düzenli bir ödeme talebine ve gönüllü ödeme, kısmi ödeme, taksit planı, malların iadesi, borcun başka bir sorumlu kişiye devri veya alacaklı açısından kabul edilebilir başka bir çözüm amacıyla yürütülen görüşmelere dayanır. Kıbrıs’ta alacak tahsilatı bakımından bu aşama, alacaklının sözleşme, fatura, teslim belgeleri, yazışmalar, yazılı borç kabulü veya kısmi ödeme kanıtı bulunduğu durumlarda özellikle önemlidir.
Borçluyla temas, yazılı talebin doğru adrese ve borçlunun fiilen kullandığı iletişim kanalları üzerinden gönderilmesinden sonra kurulmalıdır. Bu aşamanın amacı gayriresmî baskı uygulamak değil, borçlunun tutumunu belirlemek, alacağın çekişmeli olup olmadığını görmek, karar veren kişileri tespit etmek ve olası mahkeme süreci için anlaşılır bir kayıt oluşturmaktır.
Borçlu iletişime açık kalıyor ve müzakereler ödeme bakımından gerçekçi bir sonuç ihtimali sunuyorsa, dostane tahsilat aşaması 60 güne kadar veya kararlaştırılmış bir ödeme planı ya da uzlaşma takvimi kapsamında daha uzun süre devam edebilir. Bu süre uygulamaya yönelik bir çalışma dönemidir ve kanuni bir bekleme süresi değildir. Borçlu talebi görmezden gelirse, borca yeterli dayanak olmadan itiraz ederse, malvarlığını devrederse, faaliyetini durdurursa veya müzakereleri ödemeyi geciktirmek amacıyla kullanırsa, Kıbrıs hukukunda öngörülen resmî tahsilat yollarına daha erken geçilmesi uygundur.
Adli tahsilata başlamadan önce alacaklı zamanaşımı süresini değerlendirmelidir. Kıbrıs’ta olağan sözleşmesel alacaklar bakımından dava açmak için genel süre, dava hakkının doğduğu tarihten itibaren altı yıldır. Bu nedenle borcun ne zaman muaccel hale geldiği, alacağın sözleşmeye, faturaya, ödünce, mal teslimine veya başka bir hukuki dayanağa dayanıp dayanmadığı ve sürenin hesaplanmasını etkileyebilecek yazılı borç kabulü veya kısmi ödeme kanıtı gibi belgelerin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Kıbrıs’ta adli alacak tahsilatı, yetkili mahkemede hukuk davası açılması yoluyla yürütülür. Mahkeme yolu genellikle borçlunun ödeme talebini görmezden gelmesi, alacağa itiraz etmesi, ödeme koşullarını kabul etmemesi veya alacaklının malvarlığına yönelmek, üçüncü kişilerdeki varlıklara el koydurmak, aciz sürecini başlatmak ya da kararı yurt dışında kullanmak için icra edilebilir bir mahkeme kararına ihtiyaç duyması halinde uygundur.
Dava açılıp belgeler tebliğ edildikten sonra davalının on gün içinde davaya katılma bildiriminde bulunması gerekir. Davalı gerekli süre içinde katılmazsa, alacaklı yoklukta karar verilmesini talep edebilir. Davalı davaya katılırsa, sonraki takvim usul belgelerine göre belirlenir. Genel şekilde düzenlenmiş bir dava belgesi kullanıldığında, mahkeme aksi yönde karar vermedikçe davacı, davalının davaya katılma bildiriminden itibaren on gün içinde talebin gerekçelerini mahkemeye sunmalı ve davalıya tebliğ etmelidir. Davalının savunması ise, mahkeme süreyi uzatmadıkça, talep gerekçelerinin alınmasından itibaren genel olarak on dört gün içinde sunulmalıdır.
Mahkeme belgelerinin tebliği, sınır aşan davalarda özellikle önemlidir. Kıbrıs’ta mahkeme belgeleri, mahkeme başka bir yöntem belirlemedikçe, yetkili tebliğ görevlisi aracılığıyla şahsen tebliğ edilir. Kıbrıs ile Avrupa Birliği’nin diğer üye devletleri arasındaki belge tebliğinde, Adalet ve Kamu Düzeni Bakanlığı gönderici ve alıcı makam olarak görev yapar. İlgili standart formlar Yunanca ve İngilizce kabul edilir. Doğrudan tebliğ özel tebliğ görevlileri tarafından yapılabilir ve her belge tebliğ talebi için güncel resmi ücret 21 avrodur.
Usul belgelerinin sunulması ve mahkemenin gerekli talimatlarının yerine getirilmesinden sonra mahkeme davaya ilişkin yönlendirmeler yapabilir, duruşma tarihi belirleyebilir ve tarafların iddia, savunma ve delillerine göre karar verebilir. Uygun durumlarda usuli yollar, bir tarafın başarı ihtimali gerçekçi değilse ve davanın tam yargılama ile devam etmesini gerektiren başka ciddi bir neden yoksa, mahkemenin talebi veya belirli bir meseleyi tam duruşma yapılmadan çözmesine imkân tanıyabilir. Bu yol otomatik bir basitleştirilmiş tahsilat yöntemi değil, somut dosyanın şartlarına bağlı bir usul aracıdır.
Nihai hukuk kararı 42 gün içinde temyiz edilebilir; bu süre altı haftaya karşılık gelir. Temyiz başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. İcranın durdurulması için ayrıca gerekçeli bir talep gerekir ve karar mahkemenin takdirine bağlıdır. Temyizin ne kadar sürede sonuçlanacağı kanunda kesin olarak belirlenmemiştir; temyiz kararı verildiği anda hüküm doğurur.
Avrupa ödeme emri, Kıbrıs’ta Avrupa Birliği içinde ve Danimarka hariç olmak üzere sınır aşan, çekişmesiz, medeni ve ticari para alacakları için kullanılabilir. Bu yol standart formlara dayanır ve alacaklının açık belgelere sahip olduğu, borçlunun ise esaslı bir savunma ileri sürmesinin beklenmediği durumlarda faydalıdır. Kıbrıs’ta Avrupa ödeme emrine benzer ayrı bir ulusal ödeme emri usulü bulunmamaktadır.
Avrupa ödeme emri almak için alacaklı standart başvuru formunu yetkili mahkemeye sunar. İlk aşamada alacaklının mahkeme duruşmasına şahsen katılması gerekmez. Emir düzenlenip borçluya tebliğ edildikten sonra borçlunun itiraz etmek için 30 günü vardır. Borçlu bu süre içinde itiraz etmezse, Avrupa ödeme emri icra edilebilir hale gelir ve Danimarka hariç Avrupa Birliği’nin diğer üye devletlerinde tanınabilir.
Borçlu süresi içinde itiraz ederse, dosya artık çekişmesiz ödeme emri usulü olarak devam etmez. Alacaklı bu durumda sürecin sona ermesini istediğini önceden belirtmemişse, dosya yetkili mahkeme önünde olağan hukuk yargılamasına geçebilir. Bu nedenle Avrupa ödeme emri açık ve çekişmesiz borçlar için yararlıdır, ancak borçlunun ayrıntılı savunma sunabileceği durumlarda pratik etkisi daha sınırlıdır.
Kıbrıs’ta yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve icrası, alacaklının başka bir ülkeden alınmış mahkeme kararına sahip olduğu ve borçlunun ya da malvarlığının Kıbrıs’ta bulunduğu durumlarda önemlidir. İzlenecek yol, kararın verildiği ülkeye ve icranın hangi hukuki dayanakla talep edildiğine bağlıdır. Çok taraflı veya iki taraflı anlaşma kapsamındaki kararlar bakımından süreç, merkezi makam olarak Adalet ve Kamu Düzeni Bakanlığı ve ilgili hukuk birimi aracılığıyla yürütülebilir. Diğer durumlarda icra, yetkili kaza mahkemesi önünde özel avukatlar aracılığıyla takip edilebilir.
Yabancı karar yalnızca alacaklının ticari menfaati açısından değerlendirilmez. Borçlunun yabancı yargılamadan usulüne uygun şekilde haberdar edilip edilmediği ve kararın ilgili hukuki çerçeveye göre tanınıp icra edilip edilemeyeceği de önemlidir. Bu nedenle alacaklı, mahkeme kararını, kararın kesinleştiğini veya icra edilebilir olduğunu gösteren belgeyi, usulüne uygun tebliğ kanıtlarını, gerekli çevirileri ve borçlunun ya da malvarlığının Kıbrıs ile bağlantısını gösteren belgeleri hazırlamalıdır.
Nihai mahkeme kararının alınmasından sonra borçlu kararı gönüllü olarak yerine getirmezse, alacaklı icra sürecine geçebilir. Kıbrıs’ta icra, mahkemenin yardımıyla ve malvarlığının niteliğine göre tapu sicili gibi diğer yetkili makamların katılımıyla yürütülür. İcra bakımından yetkili makamlar arasında mahkemelere bağlı tebliğ ve icra görevlileri ile tapu sicili yer alır.
Para alacaklarında icra banka hesaplarına, şirket paylarına, kayıtlı araçlara, taşınmazlara ve icradan korunmayan diğer malvarlığı unsurlarına yöneltilebilir. Uygulanabilecek yollar arasında taşınır malların haczi ve satışı, üçüncü kişilerde bulunan varlıkların haczi, hükmedilen borcun aylık taksitlerle ödenmesine ilişkin karar, borçlunun kazancından kesinti yapılması, taşınmaz satışı, taşınmaz üzerinde yük kurulması, gerçek kişinin iflası veya şirketin tasfiyesi bulunur. İcra tedbirleri kural olarak tebliğden itibaren altı ay geçerlidir; icra tedbiri içeren mahkeme kararı ise tebliğ tarihinden itibaren altı yıl geçerlidir ve bu süre içinde icra edilemezse mahkeme tarafından yenilenebilir.
İcra sonuç vermezse, sonraki adım borçlunun hukuki statüsüne bağlıdır. Kıbrıs’ta iflas, ödeme güçlüğü içindeki gerçek kişiler için uygulanır; şirketler bakımından ise tasfiye yolu kullanılır. Alacaklı, borcun 15.000 avroyu aşması, iflas fiilinin gerçekleşmesi ve borçlunun Kıbrıs ile gerekli bağlantıya sahip olması halinde gerçek kişi hakkında iflas talebinde bulunabilir. Bu bağlantı borçlunun Kıbrıs’ta bulunması, olağan yerleşim yerinin Kıbrıs’ta olması, Kıbrıs’ta iş yapması veya Kıbrıs’ta faaliyet gösteren bir ortaklık ya da işletmeyle bağlantılı olması şeklinde ortaya çıkabilir. Şirket bakımından ise şirket borçlarını ödeyemiyorsa ve alacak 5.000 avroyu aşıyorsa mahkeme tasfiye kararı verebilir.
İflas veya tasfiye kararı verildikten sonra alacaklının rolü bireysel tahsilattan aciz masasındaki sürece katılıma dönüşür. Alacaklı, kararın yayımlanmasından itibaren 35 gün içinde alacağını bildirmelidir. Bildirimde borcun ayrıntıları, kefillerin adları ve varsa teminat bilgileri yer almalıdır. Resmî alıcı, yönetici veya tasfiye memuru, dağıtım amacıyla alacak bildirimini 10 gün içinde yazılı olarak kabul etmeli veya reddetmelidir. Karara katılmayan alacaklı ya da kefil, bu kararı 21 gün içinde mahkemeye taşıyabilir.
Aciz sürecinde, alacaklıların zararına devredilen malvarlığının geri alınması da mümkün olabilir. Karşılıksız veya gerçek değerinin önemli ölçüde altında yapılan işlemler, alacaklıların menfaatlerini zedelediyse itiraz konusu yapılabilir. Gerçek kişi bakımından ilgili dönem iflastan önceki üç yılı kapsayabilir; borçlu devredilen malvarlığı olmadan tüm borçlarını ödeyemeyecek durumdaysa bu süre on yıla kadar uzayabilir. Tasfiye halindeki şirket bakımından ise işlem genel olarak tasfiye başvurusundan önceki altı ay içinde yapılmış olmalıdır. Bir alacaklıya diğerleri aleyhine öncelik tanınması da ayrıca sorgulanabilir.
Kıbrıs’ta alacak tahsilatı konusunda desteğe ihtiyacınız varsa, Grandliga dosyanın tüm temel aşamalarında alacaklılara yardımcı olur: borçlu ve belge analizi, yazılı ödeme talebi, görüşmeler, mahkeme stratejisinin seçimi, Avrupa ödeme emri, yabancı mahkeme kararının tanınması ve icrası, icra süreci, gerçek kişinin iflası, şirketin tasfiyesi ve borçlunun malvarlığını azaltmış olabilecek işlemlerin incelenmesi. Her dosya, mevcut belgeler, borçlunun durumu, tespit edilebilen malvarlığı ve alacaklıya en iyi pratik tahsilat imkânını sağlayabilecek hukuki yol dikkate alınarak değerlendirilir.
Analiz edip önerilerde bulunacağız
Konum ve iletişim bilgilerini görmek için bir ofis seçin.